alexa Yağmur Takipte | Yağmur Kalyoncu | Vacheron Constantin | Les Cabinotiers | The Singing Birds
Horobox

Dk. Okuma Süresi

Kadın Gözüyle Vacheron Constantin Les Cabinotiers - The Singing Birds

Kısa bir tanışma...

Merhaba Sevgili Horobox üyeleri,

Nihayet sizle tanışma vakti geldi. Bir süredir yapılacaklar listemizin başındaydı Horobox’ ta yazıyor olmam. Sevgili Serdar ile neredeyse tanıştığımız günden beri bu fikri hayata geçirmeye çalışıyoruz. Geciktik mi bilmiyorum. Ama bence tam zamanı. Öyle kolay olmadı tabi benim için bu kararı vermek.  Esquire dergisinin Nisan sayısında, sevgili Serdar’ın “Horobox, kapalı bir kulüp. Bu kulübe saatleri çok sevdiğinizi kanıtlarsanız girebilirsiniz” sözünü okuduktan sonra vazgeçer gibi oldum ama sonra tüm cesaretimle “ben varım, siz de beni sevmeye hazırsanız başlayabiliriz” dedim.

yagmur-kalyoncu-1.jpg

Ve nihayet ilk yazımla karşınızdayım. Yazılarımla ilgili her türlü yoruma, eleştiriye hazırım. Sizlerden öğrenecek çok şeyim var. Eksik ya da yanlış bir şey yazarsam lütfen beni uyarın. Beğenilerinizi de yazın ki motive olayım biraz.

yagmur-kalyoncu-2.jpg

Hadi başlayalım.

İlk yazım için oldukça şanslıyım. Watches & Wonders 2020 ‘den beni büyüleyen bir koleksiyonu anlatacağım size. Her anlamda büyülenmekten bahsediyorum. Sadece tasarım veya şıklık değil. Seçtiği tema, iletişim dili ve sanatsal yaklaşımı ile Vacheron Constantin’in Les Cabinotiers Singing Birds modellerini beğenmemek mümkün değil sanırım...

vacheron-constantin-les-cabinotiers-singing-birds-2.jpg

Özgürlüğü bileklerinde hissetmeye ne dersin?

Vacheron Constantin, dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgını ile boğuştuğumuz ve hepimizin bir kuş kadar özgür olmayı istediği şu günlerde, bize gökyüzünü ve özgürlüğü hatırlatacak bir koleksiyonla karşımıza çıkıyor. Zamanın ortasında kuşlar uçuruyor. Yetmiyor, o özgür kuşların hayali şarkısını fısıldıyor kulağımıza. Tekniğin sanatla bir araya geldiği koleksiyon; Hummingbird (Ref. 2010C/000R-B681), Blue Tit (Ref. 2010C/000R-B682), Blue Jay (Ref. 2010C/000R-B683) ve Robin’den (Ref. 2010C/000G-B684) oluşuyor. Koleksiyon için bu kuşların seçilmesi tesadüf değil elbette. Her birinin temsil ettiği bir özellik var. Ben de size koleksiyonun bu bilinmeyen yanlarını anlatmak istedim. Teknik özelliklerini anlatan yazı çoktan Horobox’ta yayınlanmış bile.

vacheron-constantin-les-cabinotiers-singing-birds-1.jpg

Hummingbird (Sinekkuşu): Dört model arasında canlı renkleriyle ön plana çıkan bu modelde sinekkuşunun hız timsali olması, saate motif olmuştur. Sinekkuşunun en bilinen özelliği çok hızlı kanat çırpması ve üstün manevra kabiliyetidir. Saniyede 200 defa kanat çırpabilir. Üstelik havada asılı kalabilir ve saatte 90 kilometreyi aşan bir sürati yakalayabilir. Sinek kuşu tempolu yaşam biçimine uygun, bitmek bilmeyen bir enerjinin sembolü olarak Vacheron Constantin’in Les Cabinotiers Singing Birds Serisine dahil edilmiştir.

2010c-000r-b681-vacheron-constantin-les-cabinotiers-singing-birds.jpg

Blue Tit (Mavi Baştankara): Baştankaralar; Vacheron Constantin’in Les Cabinotiers Singing Birds serisine, çeviklikleri ile ilham kaynağı olmuşlardır. İlkbahar aylarında bileyi taşına sürtünen bir testere gibi gıcırtılı ama bir o kadar da coşkulu ötüşleriyle bilinirler. Blue Tit, doğanın bahar mevsimi ile uyanışı ve bir bahar şarkısı timsali hali ile koleksiyona dahil edilmiştir.

2010c-000r-b682-vacheron-constantin-les-cabinotiers-singing-birds.jpg

Blue Jay (Mavi Alakarga): Vacheron Constantin’in Les Cabinotiers Singing Birds Serisine bir dönüşüm simgesi olarak eklenmiştir. Mavi Alakargalar kanatlarını açıp uçarken renginin siyaha, gök mavisine ve beyaza doğru dönüştüğü görülür. Çok zeki bir kuş çeşidi olup yaşam mottosu zorluklarla mücadeledir. Zor koşullara rağmen hayatta kalabilirler.

2010c-000r-b683-vacheron-constantin-les-cabinotiers-singing-birds.jpg

Robin (Kızılgerdan): Hayatta kalmak için sürekli savaş halinde olan bu kuşlar oldukça hareketli bir yapıya sahiptir. Bu hareketli yapıları ile koleksiyonda sosyal aktifliği sembolize etmektedirler. Robin Kuşları savaşçı yanlarıyla da bilinirler. Her ne koşulda olursa olsun kuyruklarını dik tutmalarıyla ve güç oyunlarıyla koleksiyona dahil edilmişlerdir.

2010c-000g-b684-vacheron-constantin-les-cabinotiers-singing-birds.jpg

Bu dört kuş modelinden ilham alınarak hazırlanan Vacheron Constantin’in Les Cabinotiers Singing Birds serisini, farklı alanlarda etkin dört ünlü kadın arkadaşımla “SEN OLSAYDIN HANGİSİ OLURDUN” başlığında değerlendirdik.

vacheron-constantin-les-cabinotiers-singing-birds-3.jpg

İşte cevaplar...

SİREN ERTAN (Tasarımcı)

İstediği her şeyi tasarlayabilen ya da hayal gözüyle kafasında görebilen bir tasarımcı olunca, tam içine sinen bir ürün bulmakta zorlanıyor insan. İtiraf edeyim zor beğeniyorum. Ancak tabiatın nefis tasarımları olan bu kuşları, vazgeçilmezim ve özel merakım olan saatlerde görmek beni oldukça heyecanlandırdı. Üstelik bu saat Vacheron Constantin gibi kendini ispatlamış, uzun yıllardır takip ettiğim bir dünya markası olunca daha da hoşuma gitti. Bu dört saatten kendim için sanırım "Blue Jay"i seçerdim. Mavi rengi, özellikle de bu tonunu çok severim. Üstelik dünya bir pandemiden geçerken mavinin verdiği huzura hepimizin ihtiyacı var diye düşünüyorum. Ayrıca Blue Jay yani Mavi Alakarga kuşunun şartlara uyum sağlayabilen, zeki, mücadeleci, benzersiz ve sıcak kanlı yapısı da beni etkiledi. 

siren-ertan-blue-jay.jpg

MELTEM KAZAZ (Salt & Pepper Project Kurucusu)

Tarihe kazınacak bir dönemden geçiyoruz... Özgürlüğümüz ne bir ideoloji ne de bir savaş uğruna kısıtlanıyor. Tam tersi, gözümüzle bile görmemizin mümkün olmadığı bir düşmana karşı bütün toplumlar izole olmuş, yalnızlık içinde, mevcut durumumuza ve geleceğe dair çıkarımlarda bulunuyoruz. Sanırım hepimizin kendisiyle ve hayatla ilgili değerlendirmelerinde ilk sırada dünyamıza, yani doğaya karşı tutumumuzu sorgulamak geliyor. İşte tam da bu noktada yolumuz Vacheron Constantin’in Les Cabinotiers Singing Birds serisi ile kesişiyor. İki asırdan fazladır varlık gösteren, İsviçre’nin dünyaya armağanı bu köklü zaman sihirbazının yeni serisi “La Musique de Temps” bize, gökyüzünü ve gökyüzündeki özgürlüğün temsilcisi benzersiz zarafetteki ötücü kuşlar serisi ile zamanın müzikal boyutunu vaat ediyor.

meltem-kazaz-hummingbird.jpg

Her biri birbirinden incelikli bu özel seride gözüm ve gönlüm ilk olarak Sinekkuşu tasarımına akıyor. Doğada en sevdiğim renk yeşil ve yeşile boğulmuş bir evde yaşamanın lüksünü, bu pandemi döneminde çok daha iyi idrak ediyorum. Hayalimde ise pandemi sonrası dönem başladığında doğayla olan ilişkimi çok daha değerli bir seviyeye taşımak var. Yeşile olan tutkumu doğaya olan saygımla bütünleştirdiğimde, yeşil deri kayışlı Vacheron Constantin ve adeta bir mücevher güzelliğinde olan sinekkuşu tasarımını sonsuza kadar kolumda hayal ediyorum. Çünkü bu öyle bir tasarım ki, sinekkuşunun doğaya meydan okuyan tavrı ve benzersiz yetenekleri ile bana, Vacheron’un ve insanlığın doğaya övgüsünün, sadece özgürlüğümüzü kaybettiğimizde değil, her an, her saniye yapılması gerektiğini hatırlatıyor. “La Musique de Temps” serisi bir saat olmanın çok ötesinde, zamanın ve doğanın müzikal ritmine saygı niteliğinde, benimle birlikte, yeniden hayata karışsın istiyorum...

ÖZLEM SÜER (Tasarımcı)

Vacheron Constantin’in “La Musique de Temps” serisindeki Sinekkuşu doğadaki muhteşem renk öyküsünü tasarımına taşıması ve en sevdiğim Fiji çiçeğiyle illüstre etmesi ile beni çok etkiledi. Doğadan ilham alan tasarım nesneleri şu günlerde hayat vitaminlerimiz gibi. Singing Birds serisi de doğa-kuş stilizasyonu ile zamanı anlatan ve hatta ayrıştıran yorumuyla çok anlamlı bence.  Yağmur ormanları rengindeki yeşil deri kayışı ve alternatif tasarım yaklaşımı modele ayrı bir keyif katmış. Metal rengine de bayıldım. Kırmızı altın ile sarı altın arasında harika bir ton yakalanmış. Şimdi Hummingbird tasarımı ile Paris'in en güzel sanat galerilerinin olduğu cosy noktası Le Marais’de, çok sevdiğim Cafe Charlot’da kahvemi içmeye gitmek isterdim.

ozlem-suer-hummingbird.jpg

BERRİN SARAN (Yazar)

Vacheron Constantin’in Les Cabinotiers Singing Birds Serisini ilk gördüğümde Mavi Alakarga ve Robin arasında kaldım. Ama Robin biraz daha fazla etkiledi beni. Savaşçı yanını kendime çok benzettim. Gökyüzü ile yeniden kavuşup bir kuş misali yeniden özgür olduğumuz günler geldiğinde bu zarif saati ve şapkamı takarak, kesinlikle bir sanat fuarına ya da bir sergi açılışına gitmek isterdim. Umarın özlediğimiz ve hayalini kurduğumuz günler en kısa zamanda gelir.

berrin-saran-robin.jpg

Ve son olarak ben olsaydım Blue Jay olurdum. Mavi Alakarga kuşlarının gökyüzüne göre renk değiştirmesi özelliğine büyülendim. Ne kadar özgür olduğumu hatırlattı bana. Tabii hayal gücünün sınırsızlığını da... Sanatsal bir tasarım ve şiirsel bir anlatımla sunulan bu koleksiyondaki Blue Jay modelini bileğime takıp Portofino’ da olmak iterdim. Portofino sokaklarını çıplak ayakla ve Andrea Bocelli şarkılarında dans ederek dolaşmak... Ah! Gelecek mi dersiniz o günler?








Benzer Haberler