alexa Pascal Raffy | Bovet | Röportaj | Horobox
Horobox

Dk. Okuma Süresi

Bovet ile Masalları Yaşatan Saatler

Önceleri bir saat koleksiyoneriydi. 2001 yılında Bovet’yi satın alarak ‘en iyiyi’ aramaya koyuldu... İnce el işçiliği ve kalitesiyle her saat tutkununu büyülemeyi başaran Bovet’nin sahibi Pascal Raffy ile yolculuğunu konuştuk.

bovet-pascal-raffy-roportaji-4.jpg

Burak Bayram: Bovet hem el işçiliği hem de geleneksel saatçilik konularında kendini kanıtlamış bir marka. Siz de markanın bu başarısını 17-18 sene gibi bir sürede çok daha yukarılara taşımayı başardınız. Bu süreçte sizi zorlayan unsurlar neler oldu? Bu başarınızı neye bağlıyorsunuz?

Pascal Raffy: Bence en önemli mücadele, lüks kavramının ne olduğunu bilen insanları bir araya getirebilmekti. Lüks saatçilik mutlak yoğunluk ve maddeden ibaret bir kavram. Bir Bovet’ye baktığınızda bu iki unsurun mekanik ve dekorasyon şeklinde ve iki elin uyumu gibi kusursuz bir ahenkle yer aldığını görebilirsiniz. Bu duruma gelebilmenin arkasında ise bu detayları anlayabilecek kadar hassas olmak, sağlamlık ve elbette eğitim var.

bovet-pascal-raffy-roportaji-2.jpg

Burada bahsettiğim eğitim, sanatın evrensel olduğunu ve önemli olanın miktar değil kalite olduğunu anlamaktan geçiyor. Bugün değerli ortağım Sn. Eliaçık ile beraber, benimle aynı mükemmellik arayşını paylaşan farklı bir markanın düzenlediği özel bir etkinliğe katılacağız. Bu etkinliğe katılmayı kabul ettim zira bahsi geçen marka hayatımın son 30 yılında her gün kullandığım bir marka. Bu bahsettiğim ortak mükemmellik ise fevkalade kabiliyetli sanatçıların eseri. Bu sanatçılar sayesinde biz kendi kasalarımızı, kadranlarımızı, kollarımızı hatta zembereklerimizi üretiyoruz. Bu yoldaki en büyük mücadele ise şüphesiz bu insanları aynı çatı altına toplayabilmek oldu.

bovet-pascal-raffy-roportaji-3.jpg

Burak Bayram: Bovet’yi devralmadan önce sıkı bir saat koleksiyoncusu olduğunuzu biliyoruz. Koleksiyonerden üreticiyi geçmeniz bakış açınızda ne gibi değişiklikler yarattı?

Pascal Raffy: Kesinlikle bambaşka dünyalar... Bir mağazanın vitrininde gördüğünüz bir saate bakarken bir kadran, bir kasa veya bir kayış görürsünüz. Bazen sizinle konuşan akrep ve yelkovanın şekli olur... Dikkatinizi çeker... Böylesi minyatür bir objeye tutkuyla bağlanmak demek, o obje hakkında her gün yeni bir şeyler öğrenmek, onun üretim aşamalarını takdir etmek demektir. Gerçek bir saat koleksiyoncusu böyle hisseder. Marka sahibi konumuna geldiğinizde ise, o yürüdüğünüz güzel yol sizi bir mekanizmanın içinde kaybolduğunuz, düşüncelerinizi önce tasarıma sonrasında ise mühendislerinize aktarabileceğiniz bir taslak haline getirdiğiniz bir şekle sokar.

bovet-pascal-raffy-roportaji-8.jpg bovet-pascal-raffy-roportaji-9.jpg

Burak Bayram: 2018 senesinde Recital 22 Grand Recital modeli ile Grand Prix ödülüne layık görüldünüz. Bu konseptte modeller geliştirip üretirken süreç nasıl işliyor?

Pascal Raffy: Modellerimi tasarlama şeklim her zaman sezgiye dayalı olmuştur. Mevzuya bir proje olarak bakmaktan hoşlanmam zira bu durumun mevzunun zarafetine gölge düşürdüğüne inanıyorum. Doğaya karşı büyük bir hassasiyetim var. Tasarladığım pek çok model, doğaya karşı olan bu hassasiyetimden ilham alır. Renkler, tatlar, sesler... İlham kaynağım doğadır özetle. Ancak elbette Bovet’nin geçmişi ve mirasına bağlı kalmak kaydıyla. 19. yüzyıl dönemindeki süsleme sanatlarının ne denli yoğun kullanıldığını bilirsiniz. Emaye, işleme, minyatür boyama vb. O zamanlar mekanizmalarda yer alan dekoratif süslemeleri yapan Édouard Bovet’dir. Bu konuda bir ilktir hatta kendisi. Dolayısıyla biz her zaman geçmişimizle, geleneklerimizle ve değerlerimizle gurur duyarız.

bovet-pascal-raffy-roportaji-1.jpg

Burak Bayram: Bovet’nin tasarımları sizin hayal gücünüz ve arzularınızdan ilham alıyor. Gelecek için nasıl planlarınız var?

Pascal Raffy: En iyiyi yaratmak konusundaki hassasiyetimin devamı. Meraklarımı ve zorluklarla mücadele isteğimi daha üst seviyelere taşımak. Dekoratif sanatlar konusunda daha da güçlenmek. Bakın mesela Grand Recital modeli Amedo modeline göre çok daha modern bir mimariye sahiptir ancak yine de mikroskop altında boyanmış dünya figürü, elle işlenmiş ay fazı diski gibi yoğun el işçiliği süslemeler içerir. Değerlerimize onları bir sonraki kuşaklara aktarabilmek için sahip çıkmak bir de.

bovet-pascal-raffy-roportaji-10.jpg

Burak Bayram: Çok teşekkür ediyorum Bay Raffy. Benim için büyük zevkti.

bovet-pascal-raffy-roportaji-5.jpg

Pascal Raffy: Teşekkür ederim. O zevk bana ait.

bovet-pascal-raffy-roportaji-7.jpg








Benzer Haberler